Piyano KursuPiyano Kursu alan öğrencilerin yaş sınıflarına göre değerlendirilmesi ve çeşitli etkinliklerle nota öğretiminin kolaylaştırılmasına yönelik önemli bir makale. Piyano kursuna kayıtlı öğrencilerin öğrenimine daha hızlı kavrayabilmesine yönelik bir çok etkinlik bulunmakta fakat görsel etkinliklerin azlığı sebebiyle başarı oranı oldukça düşük olmaktadır. Mor Sanat Akademisi olarak daha hızlı öğrenme metodlarını M.E.B. müfredatına uygun olarak eğitimlerimize dahil ediyoruz.

PİYANO KURSU ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR

Çocukların, kişiliklerinin şekillenmeye başladığı yıllarda tanıştıkları farklı sanat etkinliklerinden olumlu olarak etkilendikleri bilinmektedir. Tüm sanat dalları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olan müzik sanatı aracılığıyla, çocukların erken yaşta müzik eğitimiyle edinebildikleri olumlu müzikal deneyimlerinin, fiziksel, bilişsel, duyuşsal ve sosyal gelişimlerini olumlu yönde etkilemesi bu görüşü desteklemektedir (Gültek, n.d).

Müzik eğitimi, şarkı söyleme, özellikle çalgı çalma eğitimi v.b. boyutlarıyla bir bütün olarak, çocukların başta büyük ve küçük kaslarını geliştirmekte, müziksel ortamlardaki, diğer müzisyenlerle işbirliği, etkileşim ve paylaşımları sayesinde sosyalleşmelerini ve çevreleriyle iyi ilişkiler içinde olmalarını sağlamaktadır. Çevreleriyle çalışmalarını müzik sanatı aracılığıyla paylaşan çocukların bu yolla kendilerini çevrelerine tanıtma çabaları özgüvenlerini artırmaktadır. Algılama, kavrama ve aktarma işlevleri sayesinde ise müzik eğitimi, çocukların zekâ gelişimlerine olumlu katkılar sağlamakta, problem çözme yeteneklerini geliştirmektedir. Kendilerini en iyi şekilde ifade etmeleri için dil becerilerinin yanı sıra, hareket ve ritmik yetenekleri, estetik duyguları ve kültürel birikimleri ile yaratıcılıkları da müzik eğitimiyle gelişmektedir.

Müzik eğitiminin, çocuk gelişimi üzerindeki yukarıda sıralanan olumlu etkileri göz önünde bulundurularak, özellikle çocukların kişilik gelişimine olumlu katkılar sağlayarak özgüvenlerini artıran çalgı çalma eğitimi (Say, 1985) boyutu ve diğer tüm boyutlarıyla, okul öncesi yıllardan başlayarak her kademede programlarda titizlikle ele alınması gerektiği zorunlu görülmektedir.

Müzik eğitiminin önemli boyutlarından biri olan çalgı çalma eğitiminin içerisinde ise müzik aletleri arasında çoksesli müziği daha kapsamlı anlatması ve evrensel müzikteki etkin kullanılırlığı nedeniyle piyanonun önemli bir yerinin olduğu ve yine çocuk gelişimine olumlu etkiler sağladığı bilinmektedir (Tufan, 1987). Söz konusu etkiler, tarih boyunca merak konusu olmuş, araştırmacıları bu alanda aşağıda birkaç örneği sıralanan araştırmaları yapmaya yöneltmiştir.

California Üniversitesi araştırmacılarından Frances Roucher ve Gordon Shaw, 1993’te okul öncesi çocuklar üzerinde yaptıkları araştırmalarda, 3-5 yaş arası çocukların 6 aylık piyano dersinden sonra, matematik ve diğer bilimler açısından çok önem taşıyan uzaysal algılama testlerinde ve bulmacalarda heyecan verici gelişmeler gösterdiklerini saptamışlardır. Araştırmacılar, müzik eğitiminin beyindeki yeni ve sürekli bağlantılar oluşumunu canlandırdığına inanmaktadırlar. Çalışmalar, erken müzik eğitiminin özellikle de piyano derslerinin gerçekten de çocukların beyinlerindeki işlem merkezlerini geliştirdiğini göstermiştir (Eskioğlu, 2003).

Rauscher, Shaw, Levine, Wright, Dennis ve Newcomb’un araştırmasında ise, 1996 yılında üç-dört yaşlarındaki yetmiş sekiz çocuk incelenmiştir. Çocuklar dört gruba ayrılmışlar, otuz dördü özel piyano dersi, yirmisi özel bilgisayar dersi, geri kalan yirmi dördünden onu özel şarkı dersi alırken, on dördüne de hiç ders verilmemiştir. Deney altı ay sürmüş, çocukların yaşlarına uygun dört standart test, deneyin başında ve sonunda uygulanmıştır. Testlerde, piyano dersi alan çocukların, mantıksal hafızalarının ve algılama yeteneklerinin ciddi şekilde geliştiği görülmüştür. Başka bir araştırmada ise, piyano klavyesinin yapısının, insan bilincinin işleyiş tarzına uygun olduğu ve tüm diğer müzik aktivitelerinin getireceği fiziksel – duygusal yararları sağladığı gibi, beynin mantıksal işleyiş kapasitesini de arttırdığı iddia edilmektedir. Piyano öğrenen çocuk, gözleriyle, iki farklı sıralanışta, iki dizek üstüne yazılmış, sol ve fa anahtarlarındaki notaları okumaktadır. İlerlemiş bir öğrenci, bu iki sıranın dışında, araya yazılan nota partilerini de görüp çalmaktadır.

Bazen, iki elin sınırları zorlanarak, dört hatta beş ayrı ezgi partisini, sadece iki elle çalmak zorunda kalabilir. Tüm bedenini, özellikle omuzdan itibaren üst kolunu, ön kolunu, bileklerini ve parmaklarını, iki ayağıyla da pedalları kullanır. Beynin eş güdümlediği oldukça karmaşık olan bu etkinliğin, piyanonun getirdiği  tüm duygusal ve estetik kazanımlar bir yana, başlı başına çok önemli bir kazanım olduğu kabul edilmektedir (Gültek, n.d).

Yukarıdaki araştırmaların da kanıtladığı gibi çocukların bilişsel, duyuşsal, devinişsel yönleriyle gelişmelerinde çok önemli etkisi olan piyano eğitiminin bazı akademik çevrelerce, bilim ve teknolojideki ilerlemeler ve beraberinde gelen modern yaşam biçimi göz önünde bulundurulduğunda, çağdaş bir yaklaşımla ele alınması gerektiği kabul edilmektedir (Çimen, 1995). Bu yaklaşım doğrultusunda, piyano başlangıç eğitiminde, doğrudan çalgı öğretimine başlamak yerine hazırlık çalışmalarına yer verilmesi ve eğitim sürdürülürken de, görselliğin çağdaş eğitimdeki önemi de göz önünde bulundurularak, görsel çalışmalarla pekiştirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Ayrıca, çocukların özellikle devinişsel davranışları ve becerileri, çevrelerindeki diğer insanların yaptıklarını izleyerek ve model aldıkları örneklere bakarak gözlem yoluyla öğrendikleri ve genellikle soyut ve detaylı bilgilerden çok, deneyerek öğrenmekten zevk aldıkları görüşü (Ercan, 1995) de piyano başlangıç aşamasında kullanılması öngörülen aşağıda örnekleri verilen görsel çalışma yapraklarının hazırlanmasında belirleyici olmuştur. Türkiye’de kullanılan piyano başlangıç metotlarında bu yönde görsel çalışmalara yeterince rastlanmamış olması, çoğunluğun sadece çalmaya yönelik kitaplardan oluşması da görsel çalışmalara ihtiyacın olduğunu göstermektedir.

Uygulamalar, söz konusu görsel çalışmaların, küçük yaştaki piyano öğrencilerinin dikkatini çekerek, dikkatlerini sürekli canlı tuttuğu ve onları güdülediği, kavramları somutlaştırarak anlaşılması zor  olan kavramları basitleştirdiği, şekiller yoluyla bilginin düzenlenmesini ve alınmasını kolaylaştırdığı sonuç olarak etkili, kalıcı öğrenmeyi sağladığını göstermiştir. Bu gerçekten hareketle, görsel çalışmalar, uzman piyano eğitimcilerinin piyano eğitimi başlangıç yaşını çoğunlukla 6 -8 yaş olarak öngörmelerinden dolayı bu yaş grubu çocuklarının özellikleri dikkate alınarak, çocukların duyularını harekete geçirerek, yaparak, yaşayarak öğrenmelerine olanak sağlamak üzere hazırlanmıştır.

Görsel araçlar, 6 -8 yaş çocuklarının sürekli yeni şeyler denemekten hoşlandıkları (Oğuzkan & Oral, 1983) ve yeni şeyler denerken somut düşünüp, duyu organlarını kullanarak yaptıkları somut deneylerin onlara daha çok ilgi çekici geldiği (Başaran, 1966) düşüncesinden hareketle geliştirilmiştir. Bu yaş grubu çocukların ancak, gözlemler ve deneyler sonunda birtakım hükümlere vardıkları da göz önünde bulundurulmuştur (T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, 1983).

Çocukların öğrenmesinde ve eğitiminde gözlerin özel bir yerinin olduğu, 6 yaşına doğru, çocukların yakını görme yeteneklerinin oldukça arttığı (Başaran, 1966) ve 8 yaşında gözün, okuma, yazma gibi ince işler için rahatlıkla uyum yapabilecek duruma geldiği bilinmektedir (T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, 1983). Bu sebeple, 6 yaştan itibaren kullanılması öngörülen  görsel çalışma yapraklarında, harflerin büyük puntolu olmasına dikkat edilmiştir.

Çocukların 6 yaşından itibaren küçük kaslarının, okul olgunluğuna erişecek kadar olmasa da belli düzeyde gelişmiş olduğundan, el işlerinde oldukça becerikli oldukları, kesip yapıştırabildikleri, boyama yapabildikleri, araç ve gereçleri kolayca kullanabildikleri görülmektedir (T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, 1983). Bu yaş grubu çocukları, gruplama, sınıflama, sıralama yapabilir, birbirini izleyen çiftleri bulabilir, şekilleri tanıyıp, eşleştirme yapabilirler (Yavuzer, 1996; Oğuzkan & Oral, 1983). Piaget’e göre de (Dönmez, 1994’de belirtildiği üzere) 6 -8 yaş çocukları bir şeyi parçalara ve alt parçalara bölerek sınıflandırma yapabilir, nesneleri belli niteliklerine göre örneğin renk, büyüklük, parlaklık, ağırlık v.b özelliklerine göre düzene koyabilirler. Bu özelliklere sahip çocukların, görsel çalışma yapraklarının uygulanma aşamasında, boyama ve eşleştirme gerektiren çalışmaları başarı ile tamamladıkları gözlenmiştir.

6 yaştan itibaren çocuklar büyük harfleri yazmayı deneyerek, adlarının soyadlarının dışında birkaç kısa sözcüğü dahi yazabilirler. Sayıları kavramaya başlayıp, yüze kadar sayabilir, basit toplama çıkarma işlemleri yapabilirler (T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, 1983). Rakamlar üzerindeki bu hazır bulunuşlukları sayesinde 6 yaş ve üzeri çocukların görsel çalışma yapraklarının uygulama aşamasında sayıları ustalıkla kullanabildikleri gözlenmiştir. Sözcükleri diledikleri biçimde kullanabilmeleri, yazmayı öğrenmeleri, dolayısıyla kitap okuyabilmeleri ki resimli macera kitapları ve doğa, hayvan ve diğer çocukları içine alan bol resimli kitaplar onların en çok eğlendikleri kitaplardır, onlara en çok haz veren beceriler arasında sıralanabilir (Yavuzer, 1996). Bu görüşlerden hareketle görsel çalışmaların renkli ve bol resimli olmasına özen gösterilmiştir.

6 -8 yaş çocuklarının fikir ve duygu hayatları, bağımsızlık, güven duygusu, atılganlık güçlerinin geliştirilebilmesinde oyunların büyük rolü olduğu bilinmektedir. Bu gerçekten hareketle, aşağıda amacı ve uygulanış şekli ile ilgili bilgiler de verilen, öğrenmeyi hızlandırıcı ve pekiştirici görsel çalışma yapraklarının piyano eğitimi başlangıç aşamasını oyunlarla daha da zevkli hale getirdiği düşünülmektedir.

YAZAR:  Öğr. Gör. Dr. Hatice Onuray Eğilmez

U.Ü Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü

Kaynakça

Başaran, İ. E.(1966). Eğitim Psikolojisi. Ankara: Ayyıldız Matbaası.

Çimen, G. (1995). Piyano Başlangıç Metotlarına Genel Bakış, Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi, 16, 23.

Dönmez, S. (1994). “7 –9 Yaş Grubu Çocuklarda Realite ve Bu Realitenin Çocuk Tiyatrosuna Etkisi” Yayınlanmamış bitirme tezi, Ankara Üniversitesi. Ankara.

Ercan, N. (1995). Piyano Öğretiminde Beynin Temel İşlevleri, Mavi Nota Müzik ve Sanat Dergisi, 16, 33.

Eskioğlu,      I.,     “Müzik     Eğitiminin      Çocuk    Gelişimi      Üzerindeki     Etkileri”, (http://www.muzikegitimcileri.net/bilimsel/bildiri/I-Eskioglu_1.html), (Erişim Tarihi: 25.04.2008)

Gültek,       B.,       “Neden      Piyano      Eğitimi?”       (http://www.piyanoegitimi.com/nedenegitim.html), (Erişim Tarihi: 16.06.2008)

Oğuzkan, S. & Oral, G. (1983). Okul Öncesi Eğitimi. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.

Say, A. (1985). Müzik Ansiklopedisi (4. cilt, s. 974). Ankara.

  1. C Milli Eğitim Bakanlığı. (1983). Okul Öncesi ve Temel Eğitim Gn. Müdürlüğü. Ankara: Milli Eğitim Basımevi.

Tufan, E. (1987) “Müzik Öğretmeni Yetiştiren Yüksek Öğretim Kurumlarında Ana Çalgı Piyano Eğitiminin Programlar Yönünden İncelenmesi”. Yayınlan- mamış yüksek lisans tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. Ankara.

Yavuzer, H. (1996). Çocuk Psikolojisi. İstanbul: Remzi Kitabevi